reklam

Mediterranean 5N1K

Mr. Olympia’yı arıyoruz…

Mr. Olympia’yı arıyoruz…
10.536
21 Eylül 2018 - 12:53

Bu yıl İspanya’da düzenlenen Vücut Gelişme Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil eden Can Batuhan Güngör, Avrupa üçüncüsü olarak ülkeye döndü. ‘Spor hayatımın vazgeçilmezi oldu’ ifadelerini kullanan Güngör ile vücut geliştirme sporunun Türkiye’deki ve yurt dışındaki durumunu konuştuk. Batuhan Güngör, yaptığı sporun zorluklarını ve ‘Türkiye’den neden Mr. Olympia çıkmıyor?’ sorusunu cevabını Mediterranean Press Group’a anlattı.

– Can Batuhan Güngör kimdir? Vücut geliştirme sporuna ne zaman başladınız?
– 26 Ağustos 1995 tarihinde Gaziantep’te doğan, bir yaşından itibaren Antalya’da yaşayan ve profesyonel olarak vücut geliştirme sporu yapan bir kişidir. Spor kariyerime ilk başta futbol oynayarak başladım. Daha sonra amatör olarak üç yıl minder güreşi yaptım. 2011 yılında da abimin desteğiyle vücut geliştirme sporuna geçiş yaptım. Şu an ise ‘Fitness Eğitmenliği’ ve ‘Yaşam Koçluğu’ yapıyorum.

– Vücut geliştirme yarışmalarından elde ettiğiniz dereceler nelerdir?
– İlk vücut geliştirme yarışmasına 2015 yılında katıldım ve Türkiye 6’ncısı oldum. İlk yarışma tecrübem olduğu için pek iyi değildim ve rakiplerim çok iyiydi. Bu durum beni daha da hırslandırdı. 2016 yılında tekrar yarışmaya katılarak, Türkiye Şampiyonu oldum. Avrupa Şampiyonası’nda yarışmaya hak kazandım ve Avrupa 7’ncisi oldum. 2017 yılında talihsiz bir şekilde sakatlanarak, 7-8 ay spor yapamadım. Dolayısıyla 2017 yılında yarışmalara katılamadım. 2018’de Türkiye ikincisi oldum. İspanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım ve orada da Avrupa 3’üncüsü oldum.

– Vücut geliştirme sporunun zorlukları nelerdir?
– Yarışmalara hazırlanmak bizim için çok zor bir süreç. Yarışma öncesi bizim için iki dönem var. Bunlar diyet ve bulk dönemi. Diyet döneminde yaklaşık 6-7 ay boyunca sürekli aç kalıyoruz. Yarışmaya çok az kala su bile içmiyoruz. Yaklaşık 12 saat önceden su içmeyi bırakıyorum. Bu saat kişinin o anki form durumuna göre değişebilir. Belki daha az, belki daha uzun bir süre su içmeyi kesebilir. Bunun sebebi de deri altındaki suyu yok etmek için, yani daha kuru ve kütleli gözükmek için. Bulk döneminde ise yüksek kaloriyle besleniyorum. Almam gereken protein ve karbonhidrat miktarı var. Bunları iyi hesaplamam lazım. Benim tercihim Clean Bulk yapmak, yani parçalı büyümek. Araştırmalara göre hem kas kütlesi oluşturmak ve yağ yakmak isteyen birisi kilogram başına 1.5-2 gram protein alması gerekiyor. Yani 100 kilogramlık bir sporcunun müsabakadaki kilosunu baz alırsak 80 kilo olması gerekir. 80 kilogramlık bir sporcunun günde ortalama 200 gram protein alması gerekir.

– Vücut geliştirme sporunda milli sporcu nasıl olunur?
– Milli sporcu olabilmek için Türkiye Şampiyonası’na katılmak gerekiyor. Bu yarışmalarda Dünya Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonası olarak ikiye ayrılıyor. Yılda iki kez düzenleniyor. Türkiye Şampiyonası’nda 1’inci olan kişi direk milli takıma katılıyor. 2’nci ve 3’üncü de milli takıma girebiliyor ama yarışma masraflarını kendisi ödüyor. Ama 1’incinin tüm masraflarını Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu’nu karşılıyor.

– Ülkemizden neden Mr. Olympia ve İFBB Pro çıkmıyor?
– Çıkıyor ama sayıları Avrupa’ya göre çok az. Prokart sahibi erkek sporcularımız Mahmut Irmak ve Murat Gönül. Kadın sporcumuz ise Deniz Saypınar. Örneğin; Hamdullah Aykutlu hocamız bu yarışmaya katıldı. Hatta Hamdullah Aykutlu ilk defa Mr.Olympia’da yarışan ilk Türk sporcu olmuştur. Bizim ülkemizde spor olarak sadece futbol ön planda. Bu spor çok pahalı bir spor. Beslenme ve besin takviyesini karşılamak için çok ciddi bütçe olması gerekiyor. Bunlar içinde sponsor gerekli ama maalesef ülkemizde sponsor sayısı çok az. İnsanlar bu spora spor gözüyle bakmıyor ama bence bu spor dünyanın en zor sporu. Potansiyelimiz var ama sponsor olmadığı için fazla bir şey yapamıyoruz.

– Türkiye’de özellikle Antalya’da son yıllarda çok fazla spor salonu açıldı. Bunun avantajları ve dezavantajları nelerdir?
– İnsanlar daha çok spora yönelmeye başladı. Sporu yaşam tarzı haline getirmeye başlayanların sayısı bu sayede baya arttı. İşletmeci değilim ama işletmeci gözünden bakarsak bir caddede 3-4 tane spor salonu var. Bence Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu’nun bu salon açma kriterlerini bir veya iki kilometre aralıklarla belirlese çok daha iyi olur.

– Siz yurt dışında yarışmalara katılan birisi olarak bizim ülkemizle onlar arasında ne gibi farklılar var? Onlar neyi iyi yapıyor da bu kadar başarılı olabiliyorlar?
– Benim derecelerime ulaşmış birisinin, en az 3 tane sponsoru var. Kimse bilmiyor demiyorum ama bilen de paylaşmıyor. Bizim en büyük sorunumuz bilgi ve sponsor eksikliğidir. Orada insanlar bu spora çok farklı gözle bakıyorlar. Arnold Schwarzenegger’den örnek verecek olursak adamın neredeyse her organına bakan doktor farklı ve işinin en iyileriyle çalışıyor. Bizim ülkemizde bunu yapacak maddi güce sahip bir vücut geliştirme sporcusu yok. En kötüsü de Türkiye’de spor gözüyle bakmıyorlar. Eminim bu spora ülkemizde daha fazla önem verilse çok iyi yarışmacılar çıkar. Çünkü genetiğimiz gerçekten iyi. Milli takımımız ülkeler arasında 1’inci sıraya getirebilecek genetiğe sahip sporcularımız var.

– Yurt dışındaki spor salonları ile Türkiye’deki spor salonları arasında ne gibi farklılıklar var ?
– Yurt dışı ile bizim salonlar arasındaki fark, oradaki spor salonlarında kası farklı açılardan çalıştırabileceğimiz aletler var. Türkiye’deki bazı spor salonunda maalesef çok nadir bulunuyor ve çoğu salonlar 24 saat açık.

– Vücut geliştirme sporu için en çok konuşulan konulardan biri olan ‘boy uzamasını engelliyor’ ve ‘protein tozu’ zararlıdır söylemleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
– Bilinçli yapıldığı takdirde boy uzamaması diye bir durum söz konusu değil. Çünkü bilimsel bir açıklaması yok. Kara düzen yapılırsa tabi ki kötü sonuçlar olabilir. Ama akıllı ve bilimsel yapıldığı zaman hiçbir zararı yok. Yurt dışındaki doktorlar bir insanın günlük alacağı protein miktarını karşılasın diye protein tozunu reçeteyle veriyor. Ama bizim ülkemizde protein tozu çok kötü bir şeymiş gibi algılanıyor. Bir insanın günlük protein ihtiyacını yediği besinlerden karşılaması çok zor. Bu durumda da besin takviyesi kurtarıcı bir rol alıyor. Avrupa’da yıllar öncesinde satılan çikolata barlar daha ülkemizde yeni yeni yaygınlaşıyor. Çağrı ŞAŞIOĞLU / Mediterranean5N1K

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2018 - Mediterranean Press Group. Haber ve makale içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

buy Instagram views

%d blogcu bunu beğendi: